Bir Ülke, İki Ufuk: Türkiye’nin Doğusundan Batısına Öğrenci Heyecanının Anatomisi

Türkiye, coğrafi konumu ve kültürel çeşitliliğiyle doğu ile batıyı, geleneksel ile moderni bünyesinde barındıran bir köprüdür. Bu köprünün en dinamik unsurları ise şüphesiz öğrencilerdir. Eğitim öğretim yılının ilk gününde, bir sınav çıkışında ya da bir başarı anında Türkiye’nin en doğusundaki Hakkari ile en batısındaki İzmir’deki öğrencilerin hissettiği o saf “heyecan” özünde aynı mıdır? Psikolojik ve sosyolojik veriler, bu soruya hem “evet” hem “hayır” cevabını vermektedir.

1. Özünde Aynı Olan Duygu: Evrensel Çocukluk ve Gençlik Heyecanı
Psikolojik açıdan bakıldığında, öğrenme arzusu, akranları tarafından kabul görme isteği ve gelecek kaygısı coğrafyadan bağımsızdır.
Akran İletişimi: Van’daki bir köy okulunda arkadaşlarıyla bahçede koşturan bir ilkokul öğrencisinin gözlerindeki ışıltı ile İstanbul’un merkezindeki bir kolejin bahçesinde arkadaşıyla şakalaşan çocuğun heyecanı tamamen aynı insani kaynaktan beslenir.
Başarma Arzusu: Sınavlara hazırlanan gençlerin (LGS veya YKS) kalplerinin çarpışı, aldıkları iyi bir not karşısında hissettikleri mutluluk Kars’ta da aynıdır, Edirne’de
Öğretmen Bağlılığı: Özellikle ilkokul çağında, öğretmenini rol model alan çocuğun duyduğu saf sevgi ve onu mutlu etme heyecanı Türkiye’nin her yerinde evrensel bir çocukluk reflekstir.

2. Şartların Şekillendirdiği Farklılıklar: İmkansızlığın Kamçıladığı Heyecana Karşı, Seçeneklerin Yarattığı Heyecan
Duygunun özü aynı kalsa da, bu heyecanın dışa vurumu, yöneldiği hedefler ve sürdürülebilirliği bölgelerin sosyoekonomik gerçeklerine göre derin farklılıklar gösterir.
• Eğitimi “Kurtuluş” Olarak Görmek (Doğu): Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki pek çok öğrenci için eğitim, zorlu coğrafi ve ekonomik şartlardan çıkış biletidir. Bu bölgelerde heyecan, genellikle “başarmak ve hayatını değiştirmek” üzerine kuruludur. İmkansızlıklar içinde (çetin kış şartları, taşımalı eğitim vb.) okula giden bir çocuğun okuma heyecanı, çok daha yüksek bir azim ve direnç (resilience) barındırır.
• Seçeneklerin Çokluğu ve Rekabet (Batı): Batı illerindeki öğrenciler ise genellikle erken yaşta teknolojiye, sosyal aktivitelere, kurslara ve kültürel imkanlara daha kolay erişir. Burada heyecan, “kendini gerçekleştirme ve en iyisi olma” odaklıdır. Ancak bu durum, batıdaki öğrenciler üzerinde daha erken yaşta bir “tükenmişlik” ve “sınav odaklı kaygı” yaratarak o saf okul heyecanını gölgeleyebilir.

3. Heyecanın Önündeki Engeller ve Bölgesel Dinamikler
Doğu ile batı arasındaki makas, heyecanın sürdürülebilirliğini de etkiler:
Mevsimlik İşçilik ve Ailevi Sorumluluklar: Doğu bölgelerinde bazı öğrenciler, tarım sezonu nedeniyle okula geç başlamak veya erken ayrılmak zorunda kalabilir. Bu durum okul heyecanının kesintiye uğramasına yol açar.
Altyapı ve Öğretmen Sirkülasyonu: Doğuda görev yapan öğretmenlerin sıklıkla değişmesi, öğrencilerin okula duyduğu aidiyeti ve heyecanı zedeleyebilir. Batıda ise daha yerleşik bir kadro yapısı ve fiziksel imkanların (laboratuvarlar, spor salonları) zenginliği, heyecanı canlı tutan dış faktörleri artırır.

Türkiye’nin doğusundaki ve batısındaki öğrencilerin heyecanı, insani ham maddesi bakımından tamamen aynıdır. Çocuk her yerde çocuktur; umut ve merakla dolar. Ancak batıdaki öğrencinin heyecanı modern dünyanın sunduğu imkanlar ve alternatiflerle beslenirken; doğudaki öğrencinin heyecanı çoğunlukla zorluklara meydan okuma, fedakarlık ve saf bir azimle yoğrulmuştur.

Eğitimde fırsat eşitliği tam anlamıyla sağlandığında, coğrafyanın kader olmaktan çıktığı ve ülkenin her köşesindeki heyecanın sadece “üretmeye ve keşfetmeye” odaklandığı bir gelecek mümkün olacaktır…

Picture of Reyhan Soykan
Reyhan Soykan
Eğitim Sektörü Köşe Yazarı
Beşiktaş Jimnastik Kulübü Kongre Üyesi
TÜSKİAD Bursa İl Temsilcisi

Son Haberler

  • Gündem
  • Blog
  • Ekonomi
  • Ekonomi